Ekoloji örgütleri, Ermenistan sınırına yalnızca 16 kilometre, Iğdır’a ise 30 kilometre uzaklıkta bulunan Metzamor Nükleer Santrali’nin yarattığı tehlikeye dikkat çekti. Yapılan basın açıklamasında, santralin eski teknolojisine rağmen hala faaliyette olmasının “nükleer faciaya davetiye çıkardığı” vurgulandı.

Açıklamada, Metzamor’un ilk reaktörünün 1976’da, ikincisinin ise 1980’de devreye girdiği hatırlatıldı. Daha inşa sürecinde Sovyet bilim insanları ve Ermenistan’daki çevre grupları, santralin fay hattı üzerinde yer alması ve su kaynaklarına olası sızıntı riski nedeniyle projeye karşı çıkmıştı. 1988’de Ermenistan’da meydana gelen Spitak depreminde büyük bir felaketin eşiğinden dönüldüğü, halkın baskıları sonucu reaktörlerin kapatıldığı belirtildi. Ancak 1993’te alınan bir karar ile santralin yeniden açıldığı ve 1995’te tekrar devreye girdiği hatırlatıldı. Planlanan ömrünü 2005’te tamamlamış olmasına rağmen faaliyet süresi önce 2016’ya kadar uzatıldı, ardından da farklı tarihlerde yeniden uzatılarak çalışmaya devam etti.

Metzamor’un bugün dünyadaki en güvensiz reaktörlerden biri olduğu ifade edildi. Santralin Ağrı Dağı fay hattı üzerinde bulunması, geçmişte büyük can kayıplarına yol açan depremlerden etkilenmiş olması ve eski teknolojiye rağmen hala çalıştırılması büyük bir risk olarak değerlendirildi. Bu şartlarda santralin faaliyetini sürdürmesinin nükleer bir felakete davet olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca Çernobil ve Fukuşima felaketlerinin sonuçları hatırlatıldı. Çernobil’den yayılan radyasyon nedeniyle yaklaşık 1 milyon insanın yaşamını kaybettiği, 1 milyon insanın da risk altında olduğu ifade edildi. Aradan geçen onlarca yıla rağmen bölgede genetik bozulmaların, kanser vakalarının, sakat doğumların ve bağışıklık sistemi sorunlarının artmaya devam ettiği belirtildi. Fukuşima’daki kazanın da hem sosyal hem ekonomik boyutlarıyla hala ölçülemeyen yıkıcı etkiler yarattığı dile getirildi. Bu örneklerin, en gelişmiş teknolojilere sahip santrallerde bile kazaların engellenemediğini gösterdiği vurgulandı.

Ekoloji örgütleri, Metzamor’un Rusya tarafından Çernobil sonrası inşa edilen en tehlikeli santrallerden biri olduğunu belirtti. Ömrünü çoktan doldurmuş olan bu santralin faaliyetini sürdürmesinin Türkiye, Ermenistan, Nahçıvan, İran ve Azerbaycan’daki milyonlarca insan için büyük tehdit oluşturduğu ifade edildi. Santralin özellikle Iğdır’da çevre ve insan sağlığı üzerinde ciddi riskler yarattığına dikkat çekildi.

Son olarak, uluslararası kurumlara ve Ermenistan hükümetine çağrı yapıldı. “Çernobil ve Fukuşima olmadan Metzamor kapatılmalıdır” denildi. Türkiye’deki ilgili kurumların da bu konuda acilen harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. Ekoloji örgütleri, santral kapatılana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Kaynak: Evrensel Gazetesi

Yazar

ÇUKUROVA EKOLOJİ HAFIZA DERNEĞİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin