Çukurova Üzerine
Adana, Mersin, Osmaniye ve Hatay illerinin bir bölümünü kapsayan, 38.585 km² alana sahip Çukurova; kuzeyde Toros Dağları, güneyde Akdeniz’e kadar uzanan, büyük ölçüde Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş bir bölgedir.
Toprak

Bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposu, içerisinde mineral ve 1gramında Milyonlarca bakteri barındıran, verimlilik açısından ilk 10Cm kalınlığı çok önemli olan yaşam kaynağımızdır.
Normal bir toprağın %45’ i mineral, %25’i Su, %25’i Hava ve %5’i organik maddeden oluşur.
1 cm toprak ortalama bölge iklimlerinin etkisiyle 100 / 1000 yıl arasında oluşur.
Ekosistemin devamı için bunların hepsinin ayrı ayrı önemi bulunur.
Bölge Topraklarına Genel Bakış
. Bölge topraklarının yaklaşık 4/3’ü Alüvyal, kalanı ise kireç taşı üzerinde oluşmuş topraklardır.
. Alüvyal( Akarsuların taşıyıp belirli alanlarda biriktirdiği Silt, Kil, Kum ve Çakıllardan oluşan topraklar)topraklar;

Derin ve geçirgen topraklar olup, bitki besinleri (mineralleri) açısından zengindir.
. Organik madde orta düzeydedir, ancak aşırı sürüm ve monokültür
(Tek ürün) tarımı nedeniyle azalmıştır.
.Bölge genel yapısı, kireç taşı üzerinde olması sebebi ile pH genellikle nötr veya hafif alkali
( 7 – 8 aralığındadır.), Bu durum bazı mikro elementlerinin (çinko, demir) bitki tarafından alımını zorlaştırır.
Toprak Sağlığını Etkileyen Başlıca Sebepler
1. Su Kaynaklı Sorunlar
1956 yılında yapımı tamamlanan Seyhan barajı bölge üretimi açısından, sulu tarıma geçişi, üretimde artışı, yıl içinde ikinci ürün ve bazen kışlık ekimlerle birlikte üç ürün ekiminin önünü açmıştır.
Ancak Bölgede su yönetimi ve kullanımı büyük oranda kontrolsüz yapıldığından, Sulama kanallarının açık sistemde kalması, kapalı ve basınçlı sulama sistemlerine geçilmemesi, sulama yöntemlerinin, salma (vahşi)

sulama ile devam etmesi, yoğun sulamanın yapılması birçok problemi birlikte getirmektedir.
Drenaj (herhangi bir suyun doğal veya yapay yollarla uzaklaştırılması) sorunlarının oluşması, sulama suyunun taban suyunu yükselttiği için tuzluluk (salinizasyon) sorunu ortaya çıkmıştır.
Birçok bölgede tuzluluğun sebep olduğu çorak (verimsiz) topraklar, tarımsal verimi düşürmüştür.

Kimyasalların kullanımı
Uzun yıllardır süren kimyasal gübre ve pestisitlerin kullanımı, topraktaki mikrobiyal çeşitliliğin azalmasına ve toprak yapısının bozulmasına sebep olmuştur.
Not: Toprakta bulunan en önemli bakteri olan saprofít (çürükçül) bakteriler, kimyasalların kullanımı sonucu sayısal olarak düşüş göstermektedir.
Bu bakteri türü doğada bulunan tüm zararlı, çürümüş ve bozulmuş yapıları parçalayıp toprakta humus’a (organik maddeye) dönüştürmektedir.
Bu bakterinin çalışmadığı, yok edildiği bir ortamda dünya çöp yuvasına dönüşür.

Organik Madde Kaybı
Anız yakma:
Anız (bitki artıkları), toprakların işleme kolaylığı ve maliyeti azaltmak için üreticilerin bilinç dışı ve yasal olmayan uygulamaları sonucu, toprağın dolaylı yok oluş sebeplerindendir.
Not:
Toprakta ilk 10 cm, bakterilerin ve humusun yoğun olduğu verimliliğin en önemli kısmıdır.

Anız yakmak;
Soluduğumuz havayı kirletir.
Çok sayıda makro ve mikro canlının sonunu hazırlar.
Bakterilerin yok olmasına neden olur.
Bu durum toprağı verimsiz hale getirip zaman içinde çoraklaştırır.
Kimyasalların Gaz Formunda Atmosfere Karışması

Petrokimya fabrikalarının hava filtresi kullanmadan atmosfere saldıkları zehirli gazlar,
son dönemde Adana Küçükdikili Mahallesi’nde Avrupa’dan getirilen çöplerin yanması sonucu çıkan zehirli gazların atmosfere karışması
yangın sonucu çıkan zehirli gazların atmosfere karışması,
zehirli asit yağmurlarının oluşmasına sebep olduğundan zaman içinde toprak içindeki mikroorganizmaların sayısal olarak azalmasına ve yok olmasına neden olur. Bu durum toprağı çorak ve verimsiz hale getirir.

Sanayi Atıklarının Çevre Ve Sulama Kanallarına Karışması

Petrokimya sanayi fabrikalarının arıtma kullanmadan, sulama ve drenaj kanallarına bıraktıkları zehirli ve kimyasal sular, kanalizasyon arıtması olmadan suların kanal ve drenajlara aktarımı, tarımın yapılması, verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi için büyük bir tehdittir.
Toprağa düşen tohumun, fidenin ve fidanın çimlenmesi ve meyveye dönmesi için sulama yapılması gerekir.

Ancak sulama ve drenaj kanalları kullanılarak yapılan tarımda, fabrikaların ve kanalizasyon sularının bu kanallara zehir ve kimyasallarını bırakması sonucu, toprağın kimyasal yapısı değişir.
Bununla beraber toprakta bulunan mikro ve makro organizmalar zaman içinde azalır ve yok olur.
Bu durumun devamlılığı, toprağın çoraklaşmasına (verimsizleşmesine) neden olur.
Tarımda Kullanılan Petrokimya Ürünleri

Petrokimya ürünlerinin (plastiklerin) tarımda kullanılıp ürün sonrası toprakta bırakılması;
toprakta sulama, havalanma, humus oluşumu ve kimyasal değişimlere neden olmaktadır.

Bu durum, sürdürülebilir tarım açısından olumsuz sonuçlar doğurur.
Toprakta biriken petrokimya ürünleri, toprağın verimliliğini düşürür ve kimyasal dengenin bozulmasıyla toprak üretim yapamaz hale gelir, çoraklaşır.
Toprak Sağlığını İyileştirme Çalışmaları
- Organik Madde Takviyesi:
- Yeşil gübreleme, kompost, hayvan gübresi ve bitki atıklarının toprağa geri kazandırılması teşvik edilmeli; anız yakılmamalıdır.
- Toprak Analizine Dayalı Gübreleme:
- Bölgede aktif çalışan ziraat mühendisleri eşliğinde ürün önerili programlar hazırlanmalıdır.
- Drenaj Ve Tuzluluk Kontrol Projeleri:
- DSİ’nin altyapı çalışmalarında yer alması, sulama sistemlerinin kapalı hale getirilip salma (vahşi) sulamadan kaçınılması sağlanmalıdır.
- Sürdürülebilir Tarım Uygulamaları:
- Üreticilerin ekolojik tarıma yöneltilmesi için teşvikler artırılmalıdır.
- Baklagil (nohut, bakla vb.) gibi azot bağlayan bitkilerle münavebe (ekim nöbeti) yapılmalıdır.
- Temiz Su Kullanılarak Sulama Yapılmalıdır.
- Araziler Belirli Periyotlarda Nadasa (Boş Bırakma) Ayrılmalıdır.
- Ürünlerin Toprak Verimliliğine Göre Belirlenmesi, Arazi Ekim Programlarının Yapılması Gerekmektedir.

SON SÖZ
Kendini seven insan, toprağını sevendir.
Ya birlikte var olacağız, ya birlikte yok olacağız!
Yaşam için toprağa,
gelecek için yeşile sahip çık!
Bugününü ve geleceğini düşünüyorsan, toprağını koru!
Sağlıklı bir gelecek için, sağlıklı topraklara…





