Adana Ekoloji Platformu, bugün İnönü Parkı’nda yaptığı basın açıklamasıyla Akbelen Ormanı’nda başlayan saldırılara ve 7554 sayılı “Torba Yasa”ya karşı güçlü bir ses yükseltti. Platform, bu saldırıların yalnızca bir köyün ya da bir bölgenin meselesi olmadığını, tüm toplumun yaşam hakkını ve geleceğini tehdit ettiğini vurguladı.
“Torba yasa sermayenin işgal yasasıdır”
Açıklamanın merkezinde, geçtiğimiz günlerde Meclis’ten geçirilen 7554 sayılı torba yasa yer aldı. Adana Ekoloji Platformu, bu yasayı “sermayenin işgal yasası” olarak nitelendirerek, hukukun ve anayasanın açıkça ihlal edildiğini dile getirdi. Platform temsilcileri, Anayasa’nın hiçbir kişi veya kuruluş için özel yasa çıkarılamayacağını açıkça belirtmesine rağmen, bu düzenleme ile kömür santrali işleten şirketlere özel ayrıcalık tanındığını kaydetti.
“Yerinden sökülen zeytin ağaçları köylülerin tapulu arazilerinde, onların geçim kaynağı ve yaşam kültürüdür. Bu yasa, mülkiyet hakkını yok saymakta, yaşam alanlarını sermayenin çıkarlarına feda etmektedir” denildi.
Açıklamada, Akbelen’de zeytinliklerin sökülmesiyle başlayan sürecin, yalnızca İkizköy halkını değil tüm ülkeyi ilgilendirdiği belirtildi. Platform, Kazdağları’ndan Cerattepe’ye, Munzur’dan Akbelen’e kadar doğanın aynı saldırılarla karşı karşıya bırakıldığını vurguladı.
“Bugün Akbelen’de sessiz kalınırsa, yarın başka bir köy, başka bir orman aynı akıbeti yaşayacaktır. Bu nedenle Akbelen mücadelesi tüm toplumun ortak meselesidir” ifadeleri kullanıldı.

Zulüm ve baskıya karşı direniş
Adana’daki açıklamada, Akbelen’de yaşam alanlarını savunan köylülere yönelik baskı ve gözaltılar da gündeme getirildi. İkizköy muhtarı Nejla Işık’ın da aralarında bulunduğu dört kişinin gözaltına alınmasının demokrasi açısından kabul edilemez olduğu belirtildi. Platform, bu tutumun yalnızca köylülerin değil, tüm toplumun vicdanının susturulması anlamına geldiğini ifade etti.
“Doğayı, ormanlarımızı ve geleceğimizi savunan yurttaşlara yönelik baskılar, hukuku çiğneyen şirket politikalarının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu sindirme girişimlerine karşı direniş büyümeye devam edecektir” denildi.
Basın açıklamasında, kısa süre önce yaşamını yitiren ve Akbelen direnişinin simge isimlerinden biri olan Zehra Nine’ye de özel bir bölüm ayrıldı. Platform, Zehra Nine’nin baskılara rağmen ömrünün sonuna dek yaşam alanlarını savunduğunu, onun mücadelesinin bir hafıza ve direniş simgesi olduğunu vurguladı.
“Zehra Nine’nin hatırası, Akbelen’de yükselen direnişin simgesi ve hafızasıdır. Onun yaşamı, toprağına ve ağacına bağlılığı, bizlere yol göstermeye devam edecektir” sözleriyle Zehra Nine anıldı.
Anayasa Mahkemesi’ne çağrı
Adana Ekoloji Platformu, açıklamasında Anayasa Mahkemesi’ne de doğrudan seslenerek torba yasanın iptal edilmesini talep etti. “Ormanlarımızı, bahçelerimizi, meralarımızı ve kıyılarımızı maden ve enerji şirketlerinin sınırsız kullanımına açan bu yasa derhal iptal edilmelidir. Yaşam, şirketlerin kârından daha değerlidir” denildi.
Basın açıklaması, yaşam hakkını, doğayı ve toplumsal adaleti savunan herkese yapılan dayanışma çağrısıyla son buldu:
“Bizler yaşamı savunanlar olarak, rant ve talan düzenine boyun eğmeyeceğiz. Ne zeytinliklerimizi ne ormanlarımızı ne de geleceğimizi feda etmeyeceğiz. Sömürüsüz, adil ve şiddetsiz bir dünya için herkesi dayanışmaya çağırıyoruz.”





