Hatay’ın Samandağ ilçesi Kurtderesi Mahallesi, 5 Ekim 2025 Pazar günü Türkiye’nin dört bir yanından gelecek insanlarla büyük bir buluşmaya hazırlanıyor. Narenciye ve zeytinliklerin “acele kamulaştırma” kararıyla yok edilmesine karşı yükselen direniş, bu kez kitlesel bir mitingle sesini duyuracak.

Yaşam Alanlarını Savunma: “Bu Topraklar Bizim, Bu Ağaçlar Bizim”

Topraklarımızı Savunuyoruz İnisiyatifi’nin çağrısıyla düzenlenen miting, Adem Nural İlkokulu ilerisinde, kesilen ağaçların bulunduğu bölgede yapılacak. Katılımcılar, “yaşam hakkı”nı merkeze alan taleplerini dile getirecek.

İnisiyatifin açıklaması, direnişin yalnızca bir bölgesel sorun olmadığını gösteriyor:

“Tapulu arazilerimizi, doğamızı ve yaşam alanlarımızı koruyoruz. Narenciye ağaçlarımızın ve zeytinliklerimizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

Kurtderesi Direnişi: Ekoloji Mücadelesinin Yeni Sembolü

Kurtderesi’nde yaşanan süreç, yalnızca bir mahalleyi değil. Türkiye genelindeki tarım politikalarının, ekolojik yıkımların ve kentleşme baskısının bir sembolü haline geldi.

6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan TOKİ projeleri kapsamında 5., 8. ve 9. etap inşaatları için acele kamulaştırma kararları çıkarıldı. Bu durum, narenciye bahçelerini ve zeytinlikleri yok etme sürecini başlattı.

Halkın mahkeme süreci sonuçlanmadan karşı karşıya kaldığı bu uygulama, yaşam alanlarını savunma mücadelesini ateşledi. Kurtderesi’nde kepçelerin önüne yatan, ağaçları kendi elleriyle yeniden diken yurttaşlar, Türkiye’deki ekoloji hareketinin en canlı örneklerinden birini veriyor.

Dayanışmanın Gücü: Sanat ve Mücadele Bir Arada

Mitinge, siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri ve ekoloji platformlarının yanı sıra sanatçılar İlkay Akkaya ve Cevdet Bağca da katılacak. Müziğin ve sanatın sesi, halkın nefesiyle birleşecek. Bu buluşma, yalnızca bir protesto değil, aynı zamanda dayanışmanın ve yaşamı savunmanın kültürel bir ifadesi olacak.

Kurtderesi Neden Hepimizin Meselesi?

Kurtderesi’nde yaşananlar, yalnızca yerel bir çevre mücadelesi değil. Bu direniş, Türkiye’nin dört bir yanındaki tarım alanlarını, ormanlarını, kıyılarını ve yaşam alanlarını ilgilendiriyor. Çünkü mesele sadece birkaç zeytin ağacı değil; adalet, ekolojik denge ve geleceğimiz.

Narenciye bahçeleri ve zeytinlikler yok edildiğinde, kaybolan yalnızca ağaçlar değil. Geçim kaynakları, kültürel hafıza ve yaşamın çeşitliliği de kayboluyor. Kurtderesi, bu yüzden, hepimizin ortak meselesi.

Yazar

ÇUKUROVA EKOLOJİ HAFIZA DERNEĞİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin